Teknolojinin Ağır Bedeli: Sabırsızlık ve Unutkanlık

Bir araştırmacı, hayatın giderek bir chat odasına benzediğini söylüyor.

Teknolojinin Ağır Bedeli: Sabırsızlık ve UnutkanlıkFacebook arkadaşlarınız gerçek hayatınızdakilerden daha mı ilginç? Hızlı internet sizi ağır kalan çocuklarınıza karşı sabırsız hale mi getirdi? Hayatın uzaktan kumandası olmadığını unutup ileri sarma düğmesini aradığınız oldu mu hiç? Bu sorulardan herhangi birine evet diyorsanız, teknoloji sizin de kişiliğinizi yavaş yavaş değiştiriyor demektir. Bazı uzmanlar internet, cep telefonu veya başka teknolojik araçları aşırı kullanmanın bizi sabırsız, atılgan, unutkan, hatta bencil yapabileceğine inanıyor. Ca l i f o r n i a'd a ki St a n f o r d Üniversitesi'ne bağlı Dürtü Kontrol Bozukluğu Kliniği'nin Müdürü Doktor Elias Aboujaoude, "Hayat giderek bir chat odasına benziyor. Oysa bu sanal yaşam tarzının zihinsel idrak bakımından bize bir maliyeti var" diyor. Cep telefonu ve internete aşırı düşkünlüğün bir hastalık olduğu sonucuna ulaşan araştırmalar var. NetAddiction. com gibi siteler, teknolojinin sizin için bir uyuşturucuya dönüşüp dönüşmediğini anlamanız için testler geliştirdi: İnternette vakit geçirmek için ev işlerinizi ihmal ediyor musunuz? E-postanıza sık sık bakıyor musunuz? Gece geç saatte internete bağlandığınız için uykusuz kalıyor musunuz? Eğer cevaplarınız "sık sık" veya "her zaman" ise, o zaman teknoloji sizden bir şeyler götürüyor olabilir. Cyberpsychology, Behavior and Social Networking dergisinin önümüzdeki sayısında, Avustralya'nın Melbourbe Üniversitesi'nden bilim insanlarının bir araştırması yer alıyor. 173 üniversite öğrencisi, sorunlu internet ve kumar davranışlarıyla ilgili riskleri ölçen bir teste tabi tutulmuşlar. Öğrencilerin yüzde 5'i kumar sorunuyla ilgili belirtiler gösteriyormuş. Fakat internet "bağımlılığı" konusunda risk kategorisine giren öğrencilerin oranı yüzde 10'muş. Teknoloji belli ki öğrencilerin günlük hayatını etkiliyor. Ancak araştırmanın başını çeken Klinik Psikolog Nicki Dowling, bunu bağımlılık olarak nitelemenin abartılı olacağını aktarıyor. Ona göre "internet düşkünlüğü" ifadesini kullanmak daha doğru. Teknoloji düşkünlüğüyle ilgili başlıca kaygılardan biri, onun gerçek hayattaki aile ve dostlarımızla olan zamanımızdan çaldığıdır. Fakat çevrimiçi etkileşimlerimizin daha gizli ve sinsi bir etkisi var ki, o psikologların kafasını karıştırıyor. İnternetin dolaysızlığı, iPhone'un randımanı, chat odalarında gerçek isimlerin kullanılmaması... Bunlar kişiliğimizin özünü bile etkiliyor olabilir. Doktor Aboujaoude seneye çıkacak olan "Sanal Siz: İnternet Ve Benliğin Parçalanması" adlı kitabında bu sorunları masaya yatırıyor. Aboujaoude şunu da soruyor: E-posta ve internetteki büyük saklama kapasiteleri yüzünden acaba birçok eski ve gereksiz anıyı koruyor ve bu yüzden yeni anıların önünü mü tıkıyoruz? Bugünlerde, bir iş yemeğinin ardından gönderilen anlamsız bir e-postadan eşinizle çevrimiçi olarak yaptığınız öfkeli bir konuşmaya kadar, her şey kaydedilebiliyor. Aboujaoude, "Diyelim ki bütün bunlar gözünüzün önünde olduğu için unutamıyorsunuz. Yeni anıları saklama ve gerekli şeyleri hatırlama yeteneğinize ne olur?" diye soruyor. "Flickr hesabınızda 500 resim olduğu halde bunların ancak beşinin sizin için sahiden anlamlı olduğunu düşünelim. Gerçekten önemsediğiniz anları hatırlama gücünüzü etkilemez mi bu?" "Sığ Sularda: İnternet Beynimize Ne Yapıyor?" adlı yeni kitabın yazarı Nicholas Carr, sosyal ve ailevi sorumluluklarımızın, iş ve diğer etkenlerin teknoloji kullanımımızı etkilediğini belirtiyor. Carr, konuyla ilgili bir blog iletisinde, "Bir teknoloji günlük yaşamımızla ne kadar iç içeyse, onu nasıl kullanacağımız veya kullanıp kullanmayacağımız hakkındaki seçenekler de o kadar azalır" diye yazıyor. Bazı uzmanlar, internette geçirdiğimiz süreyi azaltmak gibi basit bir öneride bulunuyor. Yani e-postanızı ne kadar sık kontrol edeceğinize bir sınır getirin veya cep telefonunuzu arada bir evde bırakmak için kendinizi zorlayın. Maryland Üniversitesi'ne bağlı Uluslararası Medya Ve Kamu Gündemi Merkezi, 200 öğrenciden elektronik medyayı bir günlüğüne kullanmamalarını istemiş. Öğrencilerden edinilen bilgilere göre, teknolojiden ansızın ve tamamen vazgeçmek yalnızca hayatı lojistik olarak güçleştirmekle kalmıyor, başkalarıyla bağ kurma becerimizi de etkiliyor. Bir öğrenci, "Arkadaşlarıma SMS veya anlık mesaj göndermek bana sürekli bir rahatlık veriyor" diye yazmış. Öğrenci "Bu iki lüksten mahrum kalınca kendimi yapayalnız ve hayattan kopmuş hissettim. Binlerce öğrenciyle birlikte okula gidiyorum ama teknolojik yoldan kimseyle haberleşememek benim için neredeyse dayanılmazdı" diyor.

Kaynak : www.sabah.com.tr

0 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...